Reaktif boyamadan sonra yıkama: hidrolize boyayı kumaştan almak
Reaktifte haslık sorunu boya sorunu değildir. Kumaşın üzerinde kalan hidrolize boya ne kadarsa, yaş haslık o kadardır.
Reaktif boyamada yaş haslığı ne belirler?
Tek bir şey belirler: kumaşın üzerinde kalan hidrolize boya miktarı.
Reaktif boya selülozun hidroksil grubuyla kovalent bağ kurar. Ama flottedeki su, selülozdan kat kat fazladır ve boyanın reaktif grubunun bir kısmı lif yerine suyla reaksiyona girer. Ortaya çıkan molekül aynı renktedir, aynı görünür, fakat life bağlanamaz. Lifin üzerinde yalnızca substantiflik sayesinde durur.
Yaş haslık testinde akan boya budur. Fikse olmuş boya yıkamada çıkmaz; çıkan her zaman hidrolize olandır. Bu yüzden reaktif boyamada haslık sorunu bir boya sorunu değil, bir yıkama sorunudur.
Hidrolizin payı boya sınıfına, renk derinliğine, flotte oranına, alkali miktarına ve sıcaklığa göre değişir. Pratikte bilinmesi gereken ilişki basittir: renk koyulaştıkça kumaşta kalan fikse olmamış boya miktarı artar, dolayısıyla yıkama yükü de artar. Koyu lacivert ile açık pudra aynı yıkama programını paylaşamaz.
Boya sınıfı da yükü değiştirir. Vinilsülfon tipi boyaların hidrolize formu life daha zayıf tutunur ve yıkamayla görece kolay çıkar. Monoklortriazin tipinde hidrolize boyanın substantifliği daha yüksektir; aynı derinlikte daha çok sabunlama ister. Bifonksiyonel boyalar fiksaj verimi yüksek olduğu için kumaşta daha az fikse olmamış boya bırakır. Devralınan bir reçetede sorulacak ilk soru, hangi boya sınıfıyla çalışıldığıdır.
Neden durulama tek başına yetmez?
Hidrolize boya anyoniktir ve pamuğa karşı doğal bir ilgisi vardır. Flotteye geçtiği anda orada kalmaz; bir kısmı yeniden life tutunur. Durulama yalnızca seyreltme yapar, dengeyi değiştirmez.
İki koşul bu ilgiyi daha da güçlendirir: flottede tuz bulunması ve sıcaklığın yüksek olması. Boyama sonunda banyoda her ikisi de vardır. Yani boyamanın bittiği an, hidrolize boyanın life en çok yapıştığı andır.
Yıkama sabununun eklediği şey burada devreye girer. İyi bir reaktif yıkama sabunu üç iş yapar: flotteye geçen boyayı dispers halde tutar, geri boyamayı bastırır ve sertlik iyonlarını bağlayarak boya-kalsiyum çökeltisi oluşmasını engeller. Yani flottedeki boyayı çözünmüş halde tutup kumaşla arasına girer.
Köpük davranışı da seçimi etkiler. Yüksek devirli jette köpük taşma ve dolaşım sorunu çıkarır; köpüklü tipler bunun sorun olmadığı makinelerde ve belirli yıkama adımlarında tercih edilir.
Derin Kimya tarafında bu iş için DK WASH RWS 1038 ve DK WASH RWS 40 reaktif yıkama sabunları kullanılır; DK WASH CT köpüklü yıkama gerektiren uygulamalarda, DK WASH 2K genel yıkama adımlarında yer alır. Sıcaklık, süre ve dozaj renk derinliğine göre değişir: müşteriden bekleniyor.
İlk durulamanın sıcaklığı neden bu kadar önemli?
Boyahanede en sık yapılan yıkama hatası, banyoyu tuz ve alkali içindeyken ısıtıp sabunlamaya başlamaktır.
Mantık makul görünür: sıcaklık yıkar. Gerçekte olan şudur. Tuz hâlâ flottededir, pH hâlâ alkalidir ve bu iki koşul altında hidrolize boyanın life ilgisi en yüksek seviyededir. Isıtma, çözünen boyayı kumaşın içine daha derin taşır. Sonuç, sonraki hiçbir adımın tam olarak geri alamadığı bir geri boyamadır.
Doğru sıra tersidir. Önce ortam temizlenir, sonra sıcaklık verilir. Boya banyosu sıcakken boşaltılır; banyoyu makinede soğutmak, içinde çözünmüş boya varken kumaşla temas süresini uzatır. Ardından tuzun ve alkalinin büyük kısmı ılık ve soğuk durulamayla alınır. Nötralizasyon yapılır. Sabunlama ancak temiz suda, nötre yakın pH'ta ve yıkama sabunu varken yapılır.
Sabunlama sıcaklığı için literatürde verilen tipik bant 90-98 °C'dir. Bu bir sınıf aralığıdır, ürün spesifikasyonu değildir; elyaf bileşimi ve makinenin sınırları bandın neresinde durulacağını belirler.
Bir uyarı: sıcaklık düşürmede aceleci davranmak da bedelsiz değildir. Viskon, ağır örme ve elastanlı kumaşlarda hızlı soğutma kırık üretir. Soğutma rampası kumaşa göre ayarlanır.
Sert su yıkamayı nasıl bozar?
Kalsiyum ve magnezyum, flotteye geçmiş anyonik boyayla çözünmeyen tuzlar oluşturur. Bu çökelti kumaşın yüzeyine oturur ve iki sonuç verir: nüans donuklaşır ve sürtme haslığı düşer. Görüntü çoğu zaman "renk mat çıktı" diye kaydedilir, nedeni aranmaz. Oysa aynı boya aynı reçeteyle yumuşak suda parlak çıkar; fark boyada değil sudadır.
Sert su ayrıca yıkama sabununun kendisini de zorlar. Anyonik bileşenlerin bir kısmı sertlik iyonlarıyla reaksiyona girdiğinde dispers etme kapasitesi düşer, yani aynı dozaj daha az iş yapar.
Bir ayrıntı gözden kaçar: sabunlama banyosunun suyu boyama banyosuyla aynı kaynaktan gelir, ama sıcaklığı ve pH'ı farklıdır. Kalsiyum çökelmesi sıcaklıkla artar, yani aynı sertlik sabunlamada boyamadakinden daha çok rahatsız eder.
Çözüm sabunlama banyosuna iyon tutucu eklemektir. Kasar tarafında zaten kullanılan mantık burada da geçerlidir; hangi sınıfın seçileceğini suyun baskın iyonu belirler.
Yıkama hangi sırayla yapılır?
- Boya banyosunu sıcak boşaltın. Soğutup boşaltmak temas süresini uzatır.
- Ilık, ardından soğuk durulama yapın. Buradaki amaç tuz ve alkalinin büyük kısmını çıkarmaktır, boyayı çıkarmak değil.
- Asetik asitle nötralize edin ve pH'ı ölçerek doğrulayın. Alkali kalıntısıyla sabunlamaya girilmez.
- Temiz suda, yıkama sabunu ve gerekiyorsa iyon tutucu ile sabunlama yapın. Koyu renklerde tek sabunlama yetmez; ikinci banyo birinciden daha temiz çıkmalıdır.
- Sabunlama sonrası sıcak durulama, ardından soğuk durulama yapın.
- Gerekiyorsa fiksatör uygulayın. Bu adım isteğe bağlıdır ve yıkamanın yerine geçmez; şartname istemiyorsa atlanır.
- Son banyonun rengine bakın. Banyo hâlâ renkliyse yıkama bitmemiştir; program değil, banyo karar verir.
Bu sıranın her adımı su ve buhar harcar. Kısaltma baskısı geldiğinde ilk feda edilen genellikle ara durulamalar olur; oysa sabunlamanın verimini belirleyen tam olarak onlardır. Kısaltılacaksa sabunlama sayısı değil, banyo hacmi ve flotte oranı tartışılır.
Fiksatör ne zaman gerekir ve bedeli nedir?
Fiksatör katyonik bir polimerdir. Lif üzerindeki anyonik boyayla tuz köprüsü kurar, boyanın suda çözünürlüğünü düşürür ve yıkama, su ve ter haslığını yükseltir.
Uygulama iki yoldan yapılır. Çektirmede son banyoya verilir ve kumaş flotteyi kendi alır. Fularda emdirilir, sıkılır ve ramözde kurutulur; burada belirleyici olan flotte alımıdır, yani sıkma basıncı değiştiğinde etkin dozaj da değişir. Aynı ürünün iki yoldaki dozajı birbirine çevrilmez.
Bedelleri var ve her biri sipariş bazında tartılır.
Nüans kayar. Çoğu fiksatör rengi bir miktar donuklaştırır veya koyulaştırır. Fiksatörlü ve fiksatörsüz numune laboratuvarda birlikte onaylanmadan üretime geçilmez.
Işık haslığı düşebilir. Özellikle eski tip katyonik kondensat yapılarda bu etki belirgindir. Açık hava kullanımına giden ürünlerde bu ayrı test edilir.
Tuşe sertleşebilir ve sonraki adımla uyuşmayabilir. Katyonik fiksatör, anyonik yumuşatıcı veya anyonik apre ile aynı banyoda çökelti verir.
Ve sonuncusu: fiksatör kötü yıkanmış kumaşı kurtarmaz. Yüzeyde duran hidrolize boyayı yerinde kilitler. Yıkama haslığı okumada bir miktar iyileşir, sürtme haslığı düşer ve şikâyet sahadan döner.
Formaldehitsiz fiksatör neden isteniyor?
Klasik fiksatörlerin bir bölümü formaldehit içeren kondensasyon ürünleridir ve kumaşta serbest formaldehit bırakır. Marka ve perakendecilerin kısıtlı madde listeleri bu değeri sınırlar; bebek ve çocuk grubunda sınırlar daha sıkıdır. OEKO-TEX ve benzeri sertifikasyon süreçlerinde de ölçülen kalemlerden biridir.
Alıcının artık teklif aşamasında sorması bu yüzden. Formaldehitsiz olduğunu söylemek yetmiyor; belgeyle destekleniyor. Derin Kimya tarafında DK FX DR 45 ve DK FX DRS 45 formaldehitsiz fikse malzemeleridir; DK FX R reaktif boya fiksatörü, DK FX DR CONC ise konsantre tiptir. Uygulama koşulları ürün bazlıdır: müşteriden bekleniyor.
Haslık sonucundan nedene
|
Test sonucu |
Muhtemel neden |
Ne değiştirilir |
|---|---|---|
|
Yıkama haslığı düşük, pamuk refakat bezi lekeli |
Sabunlama yetersiz, hidrolize boya kumaşta |
Sabunlama sayısı ve sıcaklığı, yıkama sabunu dozajı |
|
Kuru sürtme haslığı düşük |
Yüzeyde tutunmamış boya |
Sabunlama ve durulama sayısı |
|
Yaş sürtme haslığı düşük, kuru normal |
Hidrolize boya kalıntısı, fiksaj yetersiz |
Yıkama programı; ardından fiksatör değerlendirmesi |
|
Ter haslığı düşük |
Fiksatör yok veya yetersiz |
Fiksatör tipi ve dozajı |
|
Nüans mat, renk donuk |
Sert su, boya-kalsiyum çökeltisi |
Sabunlama banyosuna iyon tutucu |
|
Fiksatörden sonra ışık haslığı düştü |
Fiksatör tipi |
Ürün sınıfı değişimi, laboratuvar doğrulaması |
|
Fiksatörden sonra sürtme haslığı daha da düştü |
Kötü yıkanmış kumaşa fiksatör uygulanmış |
Yıkamaya geri dönülür, fiksatör sonra konuşulur |
Bu tablodaki her satırın ortak varsayımı şudur: yıkama ölçülebilir bir adımdır. Son banyonun rengine bakmak, sabunlama sayısını kayda geçirmek ve refakat bezi sonucunu parti dosyasına yazmak, haslık tartışmasını tahminden çıkarır.
Sık sorulanlar
Kaç kez sabunlamak gerekir?
Sayıyı renk derinliği ve son banyonun rengi belirler, program kartı değil. Açık renklerde tek sabunlama yetebilir, koyu lacivert ve siyahta iki veya daha fazlası gerekir.
Yıkama sabunu yerine deterjan kullanılabilir mi?
Kısmen temizler ama geri boyamayı engellemez. Reaktif yıkama sabunlarının ayırt edici özelliği, flotteye geçen boyayı dispers halde tutup life yeniden tutunmasını bastırmasıdır. Genel amaçlı deterjanda bu işlev güvenilir biçimde yoktur.
Fiksatör her koyu renkte gerekli mi?
Hayır. Gereklilik müşterinin haslık şartnamesine göre belirlenir. Yıkama tam yapılmışsa birçok koyu renk fiksatörsüz de şartnameyi geçer. Fiksatör nüans ve ışık haslığı bedeli getirdiği için gereksiz yere uygulanmaz.
Fiksatör yumuşatıcıyla aynı banyoda verilebilir mi?
Yumuşatıcının iyonik karakterine bağlı. Katyonik fiksatör anyonik yumuşatıcıyla çökelti verir ve leke yapar. Uyumluluk laboratuvarda banyo denemesiyle doğrulanmadan üretimde tek banyoda birleştirilmez.
Yıkama suyunu geri kazanmak haslığı etkiler mi?
Geri kazanılan suyun boya ve sertlik yükü kontrol edilmezse etkiler. Son durulamalarda temiz su kullanmak, ilk durulamalarda geri kazanılmış su kullanmak yaygın bir dengedir. Karar, geri kazanılan suyun analiziyle verilir.